» ÜZÜMÜN KURUSU
Ana Sayfa
Karacasu
Haber Arşivi
Sizden Gelenler
Dışarıdaki Karacasulular
Sosyal Medya
İletişim
 
» FOTOĞRAF GALERİSİ

» ÜZÜMÜN KURUSU
uzumunkurusu.com ders kitaplarına konu oldu.
» ÜZÜMÜN KURUSU
Emeki  Öğretmen Hüseyin Kuruüzüm'ün Karacasu Meslek Yüksek Okulunun gerek kuruluş aşamasındaki gerekse kuruluştan sonraki hizmetleri birçok kişiye örnek teşkil edecek niteliktedir.
ADÜ Rektörü Prof. Dr.
 Cezmi Öncüer
İLK ON YIL isimli kitabının 79. sayfası
» ZİYARETÇİLER
Çevrimiçi: 2505
Günlük: 4054
Aylık: 42722
Yıllık: 958282
Toplam: 3023497
 
 


» Kanuni Rodos SEferi'ne Giderken Karacasu'dan Geçti mi?
Yazdırlabilir Sürüm

  

 

                                            KANUNİ, RODOS SEFERİ’NE GİDERKEN KARACASU’DAN GEÇTİ Mİ?

                                            Karacasu’nun tarihine dair yazılan yazılarda  “Kanuni’nin 1522’de Rodos Seferi’ne kara yolu ile katılırken ordusunun Karacasu’dan geçtiği, hatta yer belirtilerek Karacasu’da Kahvederesi’nin üstünde Sultançayırı’na otağ kurduğu” belirtilir.

                                            Bugüne kadar Karacasu’ya dair basılı eserlerde dahi sıkça rastladığım bu ifadeler bir gerçek miydi, yoksa bir söylence miydi? Bilirsiniz tarihî olaylarda “şöyledir diyebilmemiz için” yer, zaman, en vazgeçilmezi belge sunmamız gerekir. Belge yoksa, objektivite yoksa o bilgi tarih bilgisi olmaktan çıkar.

                                            Geçen zamanda bu konuda elimizde hiçbir belge yoktu. Zaman içinde kendimce araştırmalar yaparken en kayda değer belgeyi Nazilli Kütüphanesinde buldum. Orada Kanunî’nin Rodos Seferi isimli Genelkurmay yayını olan bir eser vardı. Öyle ki bu eserde Kanunî’nin ordusunun geçtiği yolları gösteren bir de harita vardı. Amma o haritada Alaşehir’den(?) Menderes Ovası’na inen Kanunî kuvvetlerinin Başaran -Tavas yolunu mu yoksa Çine -Muğla yolunu mu seçtiği tam belli olmuyordu. Bu sebeple o kitapta benim aradığım “Kanuni Karacasu’dan geçti mi?” sorusunun cevabını tam olarak bulamamıştım. Amma bu konuda kulağım hep kirişteydi. Her kütüphane veya arşiv araştırmalarımda o gün aradığım konu olmasa bile Rodos Seferi ve Karacasu konusunu hep merak ediyordum.

                                             Yıllarca bekleyişten sonra geçen gün bir dost sayesinde aradığımı buldum. Karacasu’nun değerli evladı Tarihçi ve Avukat İsa Özbilen Kanuni’nin Rodos Seferiyle ilgili bir makaleden söz edince nasıl hareket ettiğimi hemen tahmin etmişsinizdir mutlaka.

                                              Dijital ortamda birkaç dakika sonra bu belge elimdeydi. Sevinçten uçacaktım. 36 sayfa olan bu makale Akademik İncelemeler dergisinde 2017’de “Rodos’un Fetih Günlüğü Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos Seferi Rûznâmesi “ ismiyle M.Yaşar Ertaş ve Hacer Kılıçaslan tarafından yayınlanmıştı. İsa Bey, hemen ertesi gün yine aynı ismi taşıyan ve Tarih İncelemeleri Dergisi XIX. sayısında 55.ve 71. sayfaları arasında yayınlanan M. Akif Erdoğdu’nun bir başka çalışmasını gönderdi.(1-2)

                                           Bu iki belge birbirinin aynısı olan rûznâmelerdi. Rûznâmeler, Osmanlının 15. yüzyıldan itibaren sefer, hac ve seyahat amaçlı yolculuklarda; güzergâhı, yol üzerindeki konak yerlerini ve bunlar arasındaki mesafeyi ihtiva eden bir tür rehber mahiyetinde çok önemli bilgiler içeren kayıtlardı. Önemli günlüklerdi.

                                           Kanuni’nin Rodos Seferi’nde gün gün konaklanan yerleri, günde kaç konak yol gidildiğini, İstanbul Rodos arasında cereyan eden çok önemli bazı olayları, Rodos’un Fethi Savaşı’nın bazı ayrıntılarını, savaştan sonra yapılanları ve nihayet İstanbul’a dönmek için Marmaris’e dönüşü ve İstanbul’ a kadar izlenen yolu anlatan bilgileri bu rûznâme bize gayet açık sunuyordu. Buna göre:

                                       16 Haziran 1522 günü İstanbul’dan yola çıkan ordu Maltepe-Hereke-İznik-İnönü-Kütahya-Sincanlı-Honaz-Akhan(Hierepolis yakınında)-Gonca-Çoban Ilıcası-Bozdoğan Nehri-Dalama-Şehma Deresi-Çine Ovası-Yatağan Bozüyük-Muğla-Karabağ-Gökova-Kargasekmez Dağı hattını izleyerek 41 gün sonra 26 Temmuz 1522’de Marmaris’e geldi.

                                   Bizim incelememize ve harita üzerinde takibimize göre bugünkü Honaz yakınından batıya dönen ordu Denizli’nin hemen kuzeyinden Ak Han Kervansaray’ına oradan Sarayköy’e ve Buharkent’in alt kısmında Bulunan Timurtaş Köprüsü’nü geçip B. Menderes Irmağı’nı sağına alarak Yamalak önlerinden( Umuyoruz Hafsa Hatun Türbesi’ne) uğrayarak Bozdoğan Irmağı’na (Akçay) gelmiştir. Oradan da bugünkü Dalama’ya varılmış Şehma Deresi geçilerek Çine Ovası’na inilmiştir.

                                 Rûznâme'ye göre dönüşte  ise şu rota izlemiştir:

                             Yevmü’l-cum‘a fî 14 minh [2 Ocak “Cum‘a namâzı kılınup, müftî Şeyh Ali imâmet ve hitâbet eyledi ve devletlü Pâdişâh yümn ü ikbâlle Cum‘a namâzından sonra şehir limanında, merhûm re’îs Kara Mahmud kadırgasına binüp Marmaros iskelesine revâne oldu. Mukaddemâ iskele-i mezbûreden ubûr etdiklerinde dahi bu kadırgaya binmişler idi.”Tarih 2 Ocak 1523 Cuma günüdür. 7 Ocak’ta Ula ve daha sonra sırasıyla Muğla-Bozüyük-Akçaova- Çine Altınova- Çine Kasar köyü-Çine Kuloğulları(Kalubey) köyü -Uzunbel-Yenişehir önünde Saz Karyesi(Aksaz)-Timurtaş Köprüsü –Alaşehir ve İstanbul’a doğru gidiş.(3)

                           Anlatılanlara göre sefere giderken Buharkent altındaki(Tekke) Timurtaş Köprüsü’nü geçip Büyük Menderes Nehri’ni sağına alarak ilerleyen ordu Yamalak-Başaran altı-Akçay-Dalama Çine Ovası yoluyla Marmaris’e varmış, dönerken de aynı konaklarda ve derbentlerde durarak bu sefer Alaşehir yoluyla İstanbul’a dönmüştür.

                          Dönüşte Yenişehir önünde Saz Karyesinde(Aksaz?) konaklandığı üzerinde durmamız gerekiyor.1520’de Yenişehir, Karacasu nahiyesinin ismi olarak kayıtlarda gözükmektedir.(4)Öyleyse Kanuni Yenişehir önünde-yakınında( yer de belirtilerek) konaklamış fakat Karacasu’ya gitmemiştir. Çünkü Karacasu Osmanlının yol haritasında yoktur. Karacasu, bu hattan yaklaşık 25 km uzaklıktadır ve iç kısımda kalmaktadır. Yani Kanunî Kuyucak altından geçmiş ve fakat kanımızca ve belgelere göre Karacasu’dan geçmemiştir.

                        Peki Karacasu halkının zihnine Sultan Çayırı’nda Kanunî’nin ordusu konaklamıştır, düşüncesi ne sebeple yerleşmiştir?  Karacasu’nun hafızasında mesela Yunan Savaşı’na katılan redif taburları bile yoktur. Oysa tarih 1830’dur. Niye 1522’deki çok daha eski bir olayı hâlâ zihninde canlı tutmaktadır? “Ateş olmayan yerden duman tütmez” demezler mi? Peki ne olmuştu?

                         Bu sorunun cevabını Avukat Yüce Alpbaz Bey’in kendisinin yazıp 2015’te bana gönderdiği Karacasu’ya dair notlarda bulur gibi oldum. Yüce Bey, o notlarda bu konuya değiniyor, Sultançayırı’nın yerini tarif ediyor nihayetinde de şöyle diyor: “Kanunî’nin askerlerinin BİR BÖLÜMÜNÜN Rodos Seferi dönüşünde Sultançayırı denen yerde konakladıklarını söyleyebiliriz”(5)

                         Bu ifadede anahtar ifade BİR BÖLÜMÜ ifadesidir.

                        Koçarlı tarihi ile ilgili bir anekdotu belirtirsek Karacasu’daki olayı da anlamış olacağız.”1522’de Kanuni Rodos seferine giderken Koçarlı (Sobuca köyü)önlerine geldiğinde 250 çadırlık aşiretiyle o bölgede yaşayan Dirlik Beyi Mehmet Bey kendisinin yetiştirmek zorunda olduğu sipahilerle(süvarilerle) Rodos’a giden orduya katıldı.”(6)

                       Kuvvetle muhtemeldir ki 16 Haziran 1522’de  Yamalak önlerinden geçen Kanuni ordusuna  Tavas, Kızılcabölük, Karacasu bölgelerindeki dirlik beylerinin sipahileri topluca katılmışlar ve temmuz sıcağında Karacasu’da Kahvederesi, Sultançayırı’nda gecelemişlerdir. Daha sonra yollarına devam ederek Kanuni’ye katılmışlardır. Yüce Bey, Rodos’tan dönüş demiş doğrusu Rodos’a giderken olmalıdır. Çünkü ordunun dönüşünde Karacasu önlerinden geçişi 13 Ocak’tır. Mevsim kıştır ve dönen askerlerin Sultançayırı’nda olmaları olası değildir.

                      Ayrıca Muğla İl Kültür Turizm Müdürlüğünün başlattığı ve Muğla, Pamukkale ve Sakarya Üniversitelerinin beraberce yürüttüğü “Kanuni’nin Rodos Seferi Yol Haritası” isimli projesi bittiğinde konu daha net anlaşılacaktır. Umuyoruz değişen bir şey olmayacaktır. Bu heyet de Rûznâme’yi esas almaktadır

                       Sonuç olarak Kanuni ordusunun Karacasu’dan geçmediği; amma Rodos Seferi’ne katılmak için savaşa giden ek sipahilerin Karacasu’dan geçtiği ve Karacasu’da konakladıkları da kesindir.

                       Bu çalışma ile yarı bilinen, “Hani belgesi nerede?” denilen bir konuya hem belgeler sunulmuş hem de gerçeğin ne olduğu daha net bir hâle getirilmiştir.24 Ocak 2021,Aydın

                      

 

1-Rodos’un Fetih Günlüğü Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos Seferi Rûznâmesi, Mehmet Yaşar Ertaş Hacer Kılıçaslan, Sakarya Üniversitesi, Akademik İncelemeler Dergisi Cilt12, Sayı1,  2017 (1-36)

2-, M. Akif Erdoğru, “Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos Seferi Ruznâmesi,” Tarih İncelemeleri Dergisi XIX/I (2004): 54-74

3-Aydın Çağırıyor,2018, Aydın Büyük Şehir Belediyesi yayını

4- Osmanlı Yer Adları,Tahir SEZEN, Devlet Arşivi Genel Müdürlüğü, yayın no 26, 2017

5-Yüce ALPBAZ,Avukat, 85 yaşında, Turan Mahallesi, Nazilli

6-www.aydin.gov.tr/kocarli

 

 

 

 

 

 

 

 

 

» HÜSEYİN KURUÜZÜM
Hüseyin KURUÜZÜM'ün Yaşam Öyküsü
» BAŞYAZI
Kanuni Rodos SEferi'ne Giderken Karacasu'dan Geçti mi?
» KİTAPLARIM
Yemezzade Süleyman Rüşdi
Gazi Osman Akhan'ın Savaş Anıları
Milli Mücadele'de Aydın
Üzümün Kurusu
Karacasu Diye Diye
Karacasu'da Osmanli ve Cumhuriyet Dönemi Kitabeleri
» PDF Kitaplarim
KARACASU DIYE DIYE " isimli kitabimizin üstüne tiklayarak okuyabilirsiniz. Yayin haklari yazara aittir. Yazarin izni olmadan iktibas edilemez.


Karacasu'ya Dair Notlar, Anılar
Yazar: Mehmet ÇETİN Yayin haklari yazara aittir. Yazarin izni olmadan iktibas edilemez.